Robotik cerrahi sistemlerin Kulak Burun Boğaz alanında kullanıma girmesi, uyku apnesi ve baş boyun kanserlerinin tedavisinde çığır açmıştır. Daha önceleri ağız içinden müdahalede yetersiz kaldığımız veya sınırlı olarak ulaşabildiğimiz dil kökü, bademcik, yutak ve gırtlak kanserlerine   yönelik cerrahileri, dışarıdan kesi olmadan, ağız yoluyla, kolaylıkla uygulayabiliyoruz. Robotik cerrahinin kulak burun boğaz ameliyatlarındaki temel avantajı, cerrahın elinin erişemediği dar alanlara ağız yoluyla ve cilt kesisi olmadan erişmesine imkan sağlamasıdır.

Cerrahi sahaya ulaşmada sunduğu kolaylıklar dışında robotik sistemin bir çok avantajı vardır; 3 boyutlu görüş altında ameliyat sahası 16 kez büyütülür, Robotun uçları el bileğinden daha fazla hareket kabiliyetine sahip olup, 7 düzlemde 540 derece hareket edebilir, ayrıca  Robotta elin titremesi de kaldırılmıştır.

Robotik cerrahinin tüm bu avantajlarını, Dil kökü kanseri, bademcik kanseri, yutak kanserleri ve gırtlak kanserlerinin cerrahi tedavisinde  kullanıyoruz. 100 den fazla robotik cerrahi deneyimimizle  Ankara da Robotik kulak burun boğaz – baş boyun kanserleri ameliyatlarını başarıyla gerçekleştirmekteyiz. Yine Türkiye de ilk defa Robotik KBB  Canlı Cerrahi uygulaması, 20 Nisan 2017 tarihinde, Ankara AEH de ekibimiz tarafından gerçekleştirilmiştir.

Hangi Kanser Ameliyatları Robotik Cerrahi ile yapılabilir? Avantajları nelerdir?

Kulak Burun Boğaz – Baş Boyun Cerrahisi Kliniklerinde robotik cerrahinin sıklıkla uygulandığı kanser ameliyatları ve avantajları şunlardır:

Dil kökü kanserleri 

  • Transoral robotik cerrahiden önce ulaşmakta en çok sıkıntı çektiğimiz bölge dil köküne yönelik cerrahi girişimlerdi. Dil kökü kanserinin tedavisi için klasik boyun yaklaşımında, hastanın boynundan yapılan büyük bir kesi ile birlikte alt çenesi ortadan kesilerek ikiye ayrılır, ameliyat sonrası nefes alabilmesi için gırtlağına delik açılır (Trakeostomi). Bu hastalar çok uzun süre yutamadıkları için burnundan midesine iletilen beslenme tüpü ile ya da mideden karın cildine açılan tüp vasıtasıyla beslenirler. Özellikle ameliyat sonrasında radyoterapi alan bazı hastalarda alt çenede nekroz gelişebilir. Normal yutma fonksiyonunu başaramayan hastalarda, mideye yerleştirilen  beslenme tüpü ve gırtlaktaki delik (Trakeostomi) ömür boyu kalabilir.
  • Transoral robotik cerrahide, robotun kolları hastanın ağzına yerleştirilir. robot yardımı ile dil kökündeki kanserli doku, ağızdan çıkarılır. Ciltten bir kesi yapılmaz. Genellikle gırtlağına delik açılmaz. Ameliyattan sonra 1-3 günde ağız yoluyla beslenmeye başladıkları için, burundan ya da karın cildinden midesine beslenme tüpü yerleştirilmez. Hastanede kalış süreleri son derece kısadır. Ameliyat sorası dönem de klasik cerrahiye göre  son derece konforludur

Bademcik (Tonsil) Kanserleri

  • Bademcik kanserlerinin cerrahi tedavisinde de, Transoral robotik cerrahi etkili ve konforlu bir yöntemdir. Klasik yöntemde bademcikler alınır (Tonsillektomi), ancak bademciklerin etrafında bulunan ve tümörün yayılma ihtimalinin olduğu lenfatik dokular ve dil kökü lenfatiklerine müdahale edilmez.
  • Transoral robotik cerrahide, bademciklerin etrafında bulunan ve tümörün yayılma ihtimali bulunan lenfatik dokular ve dil kökü lenfatikleride, bademciklerle birlikte, ağızdan çıkarılır(Radikal tonsillektomi).

Gırtlak kanserleri

  • Transoral robotik cerrahi için tedavi edilebilir gırtlak kanseri, gırtlağın üst bölgesinde ve ses tellerinde yerleşmiş (Supraglottik -glottik) kanserlerdir. Bunların içinde robotik cerrahinin diğer endoskopik yöntemlere göre daha avantajlı olduğu bölge gırtlağın üst bölgesindeki (Supraglottik)

Bu bölgelerin cerrahi tedavisinde, klasik boyun yaklaşımı ve endoskopik laser cerrahisi de uygulanabilir. Klasik cerrahilerde hastanın boynundan yapılan bir kesi ile birlikte, ameliyat sonrası nefes alabilmesi için gırtlağına delik açılır (Trakeostomi). Ameliyat sonrası bir süre, burnundan midesine iletilen beslenme tüpü beslenirler. Endoskopik laser cerrahisinde genellikle gırtlağına bir delik (Trakeostomi) açılmaz, ancak gırtlağın üst bölgesindeki(Supraglottik) kanserlere uygulanan laser cerrahisinden sonra normal beslenmeye geçiş, robotik cerrahiye göre daha uzun zaman alır. Muhtemel nedeni ise laserde cerrahi derinliğin kontrol edilememesi ve çevre dokularda daha fazla yanık oluşmasıdır. Transoral robotik cerrahi de ise, endoskopik laser yaklaşımların sınırlamalarını aşarak 3 boyutlu, 16 kat büyüyebilen görüş avantajı sayesinde dokuların hassas disseksiyonuna, iyi bir tümör cerrahi sınırı sağlanmasına, iyi kanama kontrolü yapılmasına ve çevre dokuların korunmasına imkan sağlamaktadır.

Bunların dışında, kullanım alanı yukarıdaki cerrahiler kadar yaygın olmamakla birlikte Tiroid Kanserleri, ağız içi tükürük bezi kanserleri, yutak kanserleri vs. gibi baş boyun tümörlerinde de robotik cerrahi alternatif bir yöntemdir.